Alper Tüydeş’in Objektifinden 62 Kuş Türü Bir Arada
Ordu’nun doğal zenginliklerinin bir kez daha gündeme geldiği bu olay, Melet Irmağı’nın denize kavuştuğu bölgede yeni bir ekolojik değerin ortaya çıkmasına vesile oldu. Tüydeş’in paylaştığı fotoğraflarda 62 farklı kuş türüne rastlanması, bölgenin biyolojik çeşitliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe, yaptığı telefon görüşmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Doğal güzellikleriyle her bir noktası ayrı bir değere sahip kentimiz bizleri büyülemeye devam ediyor. Yaban Hayatı Fotoğrafçısı Alper Tüydeş’in Melet Irmağı’nda keşfettiği Kuş Cenneti, Ordu’muzun ekolojik biyoçeşitlilik yönünden ne kadar zengin olduğunu gözler önüne seriyor… Tüydeş’i yakın bir zamanda kentimizde tekrar ağırlayacağız ve keşfettiği Melet Kuş Cenneti’nde detaylı incelemelerde bulunacağız.”
Kentte Çevresel ve Ekolojik Farkındalık: Dönüşüm Süreci
Melet Irmağı’nın çevresinde yürütülen dönüşüm çalışmaları da bu keşfe zemin hazırlayan önemli bir etken. Altınordu’nun uzun süre kent çöplüğü olarak kullanılan bir bölgesinde hayata geçirilen ‘Büyük Melet Projesi’ ile alan, ekolojik ve sosyal anlamda yeniden değerlendirildi.
Projenin üçüncü etabında:
- Üç kuş adaçığı oluşturulması,
- Sosyal tesisler ve çocuk oyun alanları inşa edilmesi,
- Bölgenin doğal çekim merkezi hâline getirilmesi hedeflendi.
Bu sayede Melet, sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda kuş gözlemciliği ve doğa turizmi için cazip bir merkez haline geliyor.

Ekolojik Tehditler: Yeşil Alan Kaybı Endişesi
Ancak her şey olumlu gelişmelerle sınırlı değil. Ordu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Sevgili tarafından yapılan uydu analizlerine göre Melet ağzındaki yeşil alanlarda dramatik bir kayıp yaşandı. 2017–2025 arası dönemde alanlarda %90’a varan bir gerileme tespit edildi. Sevgili, “Bir zamanlar kuş cenneti olan Melet’te artık yalnızca birkaç tür gözlemlenebiliyor” diyerek, ekosistemde oluşan tahribata dikkat çekti.
Bu veriler, doğal alanların korunması ve ekolojik dengenin sürdürülebilmesi açısından yerel yönetimler ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini gösteriyor.